Mağduriyet bazen haklı ama kolaycı siyasetler yaratmakla kalmaz, mağduru zaman içinde tavsayan, tıkanan ve yozlaşan bir ruh haline mahkûm eder.Mağdur haklı olmayı sürdürür ama haklılığını meşru bir siyasete tahvil etmekte zorlanır. Giderek kendisi ne yaparsa yapsın 'bir gün' haklarını alacağı hayaliyle, sanki ilahi adaletin doğmasını bekler. Oysa somut dünyanın adalet dağıtımı, tarafların haklılığından öte, siyasetlerinin meşruiyetiyle ilgilidir. Böylece bazen mağdurun haklarını yüzyıllarca alamadığı trajik süreçlere doğru gidilir. Mağdur bu sürede karşısındaki gücü suçlar ve yüreğinde mahkum eder, ama çoğu zaman içinde bulunduğu duruma kendi katkısının ne olduğunu sormaz. Bu da söz konusu süreci devam ettirip gider... (Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)Etyen Mahçupyan - Zaman