
LİBYA ’da Albay Muammer Kaddafi’nin sahneden çekilmesiyle birlikte son perdesine girilen gelişmeler dizisi, 21’inci yüzyılda nasıl bir dünyada yaşayacağımız, uluslararası ilişkilerde hangi ölçülerin ve ne gibi yaptırımların geçerli olacağı konusunda göz açıcı pek çok mesaj içeriyor.Kuşkusuz Libya dosyasının en önemli sonuçları, uluslararası camianın sergilediği reflekste ve aynı zamanda NATO’nun kendisini yeni döneme uyarlama yeteneğinde karşımıza çıkıyor.Çıkış noktası olarak Sovyetler Birliği ve Varşova Paktı’nı çevrelemek üzere kurulmuş olan bir askeri ittifak, Soğuk Savaş sonrası dönemde farklı coğrafyalarda baş gösteren tehditlere ve krizlere pekâlâ karşılık verebilecek bir esneklik kazandığını gösteriyor.BOSNA’DAN LİBYA’YA UZANAN ÇİZGİNATO, 1990’lı yılların başlarında Soğuk Savaş sonrasındaki ilk sınavı olan Bosna’da kötü bir sınav vermiş, yanı başında Avrupa’nın göbeğinde girişilen kitlesel katliamları büyük ölçüde seyirci olarak izleyip ciddi bir prestij kaybına uğramıştı. NATO, Kosova krizinde ise daha atak davranıp Bosna’daki hatasını tekrarlamamıştır. Afganistan ise bu karşılaştırmaların içine dahil edilmeyecek kadar çok özel bir durumdur. (Köşe yazısının tamamını okumak için bu linki kullanabilirsiniz)Sedat Ergin - Milliyet